Tapez n'importe quel mot !

"aggravating" in Turkish

sinir bozucucan sıkıcı

Definition

Kişiyi sinirlendiren, özellikle sürekli tekrar eden ya da başa çıkması zor olan durumlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bir isimden önce gelir: 'an aggravating habit', 'an aggravating delay'. 'Annoying'den daha güçlü, 'infuriating'den daha hafif bir şikayet ifade eder. 'Aggravated' (kötüleşmiş) ile karıştırma.

Examples

That loud alarm is really aggravating.

O yüksek sesli alarm gerçekten çok **sinir bozucu**.

Waiting in long lines is aggravating for everyone.

Uzun kuyruklarda beklemek herkes için **can sıkıcı**.

This mosquito bite is so aggravating.

Bu sivrisinek ısırığı çok **sinir bozucu**.

It's aggravating how my internet keeps cutting out during meetings.

Toplantılarda internetimin sürekli gitmesi çok **can sıkıcı**.

Her aggravating habit of tapping her pen drives me crazy.

Onun **sinir bozucu** kalem tıklatma alışkanlığı beni deli ediyor.

I know it’s aggravating, but we have to wait a little longer.

Biliyorum **sinir bozucu**, ama biraz daha beklemeliyiz.