"witness to" en Turkish
Definición
Bir olaya bizzat tanık olmak ve onu doğrulayabilmek. Genellikle önemli veya beklenmedik olaylar için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'witness to a crime' veya 'witness to history' gibi ifadelerle kullanılır. 'See'den daha resmidir ve hukuki veya tarihî bağlamlarda yaygındır.
Ejemplos
He was a witness to the accident.
Kazanın **tanık olmak** kişisiydi.
I am lucky to be a witness to this moment.
Bu ana **tanık olmak** benim için bir şans.
She served as a witness to the agreement.
O, anlaşmanın **tanık olmak** görevini üstlendi.
We were witness to an incredible sunset last night.
Dün gece inanılmaz bir gün batımına **tanık olmak** ettik.
The journalist became a witness to history during the revolution.
Gazeteci, devrim sırasında tarihe **tanık olmak** etti.
You won't believe what I was a witness to while waiting for the bus.
Otobüs beklerken **tanık olmak** ettiğim şeye inanamazsın.