"walk on air" en Turkish
Definición
Aşırı mutlu veya sevinçli hissetmek, sanki hiçbir şey moralini bozamaz gibi.
Notas de Uso (Turkish)
Genelde beklenmedik veya büyük mutluluk anlarında kullanılır. İfade gerçek bir yürüyüşü anlatmaz, anlamı mecazdır.
Ejemplos
After he passed the exam, he was walking on air.
Sınavı geçince **bulutların üzerinde yürüdü**.
She felt like she was walking on air when she got the job.
İşe girdikten sonra kendini **bulutların üzerinde yürüyormuş** gibi hissetti.
I was walking on air after hearing the good news.
İyi haberi alınca adeta **bulutların üzerinde yürüdüm**.
Ever since their team won the championship, they've been walking on air.
Takımlarının şampiyonluğu kazanmasından beri, **bulutların üzerinde yürüyorlar**.
You can tell she's walking on air — nothing can bother her today.
Bugün onun **bulutların üzerinde yürüdüğü** belli — onu hiçbir şey rahatsız edemez.
They were walking on air for days after getting engaged.
Nişanlandıktan sonra günlerce **bulutların üzerinde yürüdüler**.