"volley" en Turkish
Definición
‘Voley’ genellikle sporda top yere değmeden yapılan vuruşu, ayrıca çok sayıda soru, kurşun gibi şeylerin aynı anda gerçekleşmesini ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle sporda veya aynı anda bir şeylerin yoğun yaşandığı durumlar için kullanılır. 'A volley of' ile kullanıldığında birçok şeyin bir arada gerçekleştiğini gösterir. 'Voleybol' spor adı ile karıştırılmamalıdır.
Ejemplos
She hit a powerful volley in the tennis match.
Tenis maçında güçlü bir **voley** vurdu.
A volley of questions came from the audience.
Seyircilerden bir **salvo** soru geldi.
The soldiers fired a volley at dawn.
Askerler şafakta bir **salvo** ateş etti.
He responded to her criticism with a volley of his own comments.
Eleştirisine karşılık kendi **salvo** yorumlarını yaptı.
The striker scored with a first-time volley from outside the box.
Forvet, ceza sahası dışından ilk anda **voley** ile gol attı.
Suddenly, a volley of laughter filled the room.
Birdenbire odayı bir **salvo** kahkaha doldurdu.