"unrestrained" en Turkish
Definición
Hiçbir şekilde kontrol edilmeyen veya sınırlandırılmayan; duyguların veya davranışların tamamen serbestçe gösterilmesi durumudur.
Notas de Uso (Turkish)
Biraz resmi bir sıfat; genellikle 'joy', 'laughter', 'passion', 'anger' ile birlikte kullanılır. Kişileri tarif ederken değil, onların davranış veya duyguları için uygundur.
Ejemplos
Her unrestrained laughter filled the room.
Onun **kontrolsüz** kahkahası odayı doldurdu.
The children ran around with unrestrained joy.
Çocuklar **sınırsız** neşeyle etrafta koşturuyordu.
His unrestrained anger made everyone uncomfortable.
Onun **kontrolsüz** öfkesi herkesi rahatsız etti.
The party became wild and unrestrained after midnight.
Gece yarısından sonra parti vahşi ve **kontrolsüz** hale geldi.
He spoke with unrestrained passion about his dreams.
Hayalleri hakkında **dizginsiz** bir tutkuyla konuştu.
Sometimes creativity flows best when it’s unrestrained.
Bazen yaratıcılık en iyi **sınırsız** olduğunda ortaya çıkar.