"undercurrent" en Turkish
Definición
Görünürde olmayan, yüzey altında gizlice var olan duygu, düşünce veya güçtür. Ayrıca suyun yüzeyinin altında akan gizli akıntıyı da ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle grup veya ortamda gizli kalmış duygular veya gerilimler için kullanılır; örneğin, 'an undercurrent of anger'. Fiziksel olarak nehir/deniz altındaki akıntı anlamına da gelir.
Ejemplos
There is an undercurrent in the river that makes swimming dangerous.
Nehirde yüzmeyi tehlikeli yapan bir **dip akıntı** var.
She felt an undercurrent of sadness at the party.
Partide bir **gizli duygu** olarak üzüntü hissetti.
An undercurrent of anger was present in their conversation.
Konuşmalarında bir **gizli duygu** olarak öfke vardı.
Even though everyone was smiling, there was an undercurrent of tension in the room.
Herkes gülümsüyordu ama odada bir **gizli duygu** olarak gerginlik vardı.
His words were polite, but I sensed an undercurrent of criticism.
Sözleri nazikti ama bir **gizli duygu** olarak eleştiriyi hissettim.
Sometimes there's an undercurrent of excitement before big changes.
Bazen büyük değişikliklerden önce bir **gizli duygu** olarak heyecan vardır.