¡Escribe cualquier palabra!

"unconscionable" en Turkish

vicdansızkabul edilemezahlaksız

Definición

Ahlâken ya da adalet açısından asla kabul edilemeyecek kadar yanlış veya şok edici durum, davranış.

Notas de Uso (Turkish)

'Unconscionable' çoğunlukla resmi veya hukuki ortamlarda kullanılır ('unconscionable demand', 'unconscionable behavior'). Kişileri doğrudan tanımlamak için değil, daha çok olay veya davranışlar için kullanılır.

Ejemplos

The company made an unconscionable profit from the poor.

Şirket, yoksullardan **vicdansız** kâr elde etti.

It is unconscionable to treat workers so badly.

İşçilere bu kadar kötü davranmak kesinlikle **vicdansız**.

Raising prices during a crisis is simply unconscionable.

Kriz sırasında fiyatları artırmak gerçekten **ahlaksızca**.

I think it's unconscionable that some people still don't have clean drinking water.

Bazı insanların hâlâ temiz içme suyuna sahip olmaması bence **vicdansız**.

The judge called the contract terms unconscionable and refused to enforce them.

Yargıç sözleşme şartlarını **vicdansız** buldu ve uygulamayı reddetti.

Charging those extra hidden fees is just unconscionable.

Bu gizli ek ücretleri talep etmek tamamen **vicdansız**.