"troubleshooter" en Turkish
Definición
Teknik veya karmaşık sorunları tespit edip çözen kişidir.
Notas de Uso (Turkish)
‘Troubleshooter’ genellikle iş ve teknoloji alanlarında kullanılır. Sadece teknik değil, her türlü sorunu çözmede usta kişiler için de geçerlidir. İş tanımlarında görülür; sorun çıkaranla karıştırmayın, sorun çözer.
Ejemplos
Our company hired a troubleshooter to fix the computer network.
Şirketimiz, bilgisayar ağını düzeltmek için bir **sorun çözücü** işe aldı.
She works as a troubleshooter in the IT department.
O, BT departmanında **sorun çözücü** olarak çalışıyor.
If there is a problem, call the troubleshooter.
Bir sorun olursa **sorun çözücü**yü çağırın.
He's the go-to troubleshooter whenever things go wrong in the office.
Ofiste bir şeyler ters gittiğinde herkesin başvurduğu kişi o **sorun çözücü**.
As a troubleshooter, she’s always calm and collected under pressure.
Bir **sorun çözücü** olarak, baskı altında hep sakin ve soğukkanlı kalır.
The company relies on their top troubleshooter to handle unexpected crises.
Şirket, beklenmedik krizlerde en iyi **sorun çözücü**süne güvenir.