"travail" en Turkish
Definición
Çok fazla emek, zorluk veya acı gerektiren, yorucu ve meşakkatli iş. Nadiren doğum sancısını belirtmek için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır; daha çok edebi veya resmi metinlerde büyük zorluk veya acıyı vurgulamak için geçer. Çoğunlukla mecaz anlamdadır.
Ejemplos
After months of travail, she finally finished her book.
Aylarca süren **zahmetten** sonra sonunda kitabını bitirdi.
Building the bridge was a great travail for the workers.
Köprüyü inşa etmek işçiler için büyük bir **zahmet** oldu.
He spoke of his travail during his long illness.
Uzun hastalığı sürecinde yaşadığı **meşakkatleri** anlattı.
The artist's masterpiece was born out of years of personal travail.
Sanatçının başyapıtı, yıllar süren kişisel **zahmetin** ürünüydü.
After all that travail, he finally got the promotion he deserved.
Tüm bu **zahmetin** ardından, sonunda hak ettiği terfiyi aldı.
Sometimes, the road to success is paved with years of travail and sacrifice.
Başarıya giden yol bazen yıllarca süren **zahmet** ve fedakarlıkla döşelidir.