"touch" en Turkish
Definición
El ya da bedenin herhangi bir kısmını hafifçe birine veya bir şeye değdirmek. Ayrıca, az miktar eklemek ya da duygu katmak anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Hem fiziksel hem mecaz anlamda kullanılır: 'don't touch' (dokunma), 'a touch of salt' (az miktar tuz), 'be in touch' (iletişimde kalmak). 'tap' (hafifçe vurmak) veya 'feel' (hissetmek) ile karıştırmayın.
Ejemplos
Please don't touch the paintings.
Lütfen tablolara **dokunmayın**.
I felt the cat touch my hand.
Kedinin elime **dokunduğunu** hissettim.
You can touch the buttons to turn it on.
Cihazı açmak için düğmelere **dokunabilirsiniz**.
That story really touched my heart.
O hikaye gerçekten kalbime **dokundu**.
Let’s stay in touch after you move.
Taşındıktan sonra da **irtibatta kalalım**.
Just add a touch of lemon to the tea.
Çaya sadece bir **tutam** limon ekle.