"timar" en Turkish
Definición
Birini özellikle yalan veya hileyle parasını almak için kandırmak.
Notas de Uso (Turkish)
'Dolandırmak' kelimesi resmi ve hukuki bağlamlarda, özellikle para hırsızlığına yönelik dolandırıcılık için kullanılır. Günlük kandırma anlamında kullanılmaz.
Ejemplos
The man tried to timar the old lady out of her savings.
Adam, yaşlı kadının birikimlerini **dolandırmaya** çalıştı.
He was arrested for trying to timar tourists at the airport.
Havaalanında turistleri **dolandırmaya** çalıştığı için tutuklandı.
Scammers often timar people online with fake offers.
Dolandırıcılar, sahte tekliflerle insanları internette sık sık **dolandırır**.
Don't believe random emails—they might be trying to timar you.
Rastgele e-postalara inanma—seni **dolandırmaya** çalışıyor olabilirler.
He got timared out of thousands by a smooth-talking phone caller.
Düzgün konuşan bir telefon dolandırıcısı tarafından binlerce lirası **dolandırıldı**.
If it sounds too good to be true, someone's probably trying to timar you.
Gerçek olamayacak kadar iyiyse, biri seni **dolandırmaya** çalışıyor olabilir.