"talk a good game" en Turkish
Definición
Bir kişinin kendinden emin şekilde yetenekliymiş gibi konuşması ama gerçekte gerekeni yapmaması durumunda kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'He talks a good game, but...' şeklinde, biri sadece lafla bir şey yapıyormuş gibi görünürken aslında harekete geçmediğinde kullanılır; gündelik, hafif eleştirel bir anlam taşır.
Ejemplos
He talks a good game, but he never helps with the work.
O **laf yapar**, ama hiçbir zaman işe yardım etmez.
She always talks a good game about teamwork, but works alone.
O her zaman takım çalışması konusunda **iyi konuşur ama yapmaz**, hep tek başına çalışır.
Don't just talk a good game—do something!
Sadece **iyi konuşmak** yetmez—bir şeyler yap!
Politicians love to talk a good game when elections come around.
Seçimler yaklaşınca siyasetçiler **iyi konuşur ama yapmaz**.
You really talk a good game about saving money, but I haven't seen you do it yet.
Paradan tasarruf hakkında gerçekten **iyi konuşuyorsun ama yapmıyorsun**, henüz seni görmedim.
He can talk a good game in meetings, but when it's time to deliver, he disappears.
Toplantılarda **iyi konuşur ama yapmaz**, iş teslim vaktinde ortadan kaybolur.