"sync up" en Turkish
Definición
İnsanlar ya da şeyler bir araya gelerek etkili bir şekilde çalışacak şekilde uyumlanır veya koordine edilir. Genellikle ekipler veya cihazlar bilgi paylaşmak için kullanır.
Notas de Uso (Turkish)
‘Eşgüdüm sağlamak’ ya da ‘senkronize olmak’ yaygın olarak ofis ortamında kullanılır. Zaman ayarlamak veya cihazlar arasında kullanılır. Resmi yazışmalarda ‘koordine etmek’ tercih edilir.
Ejemplos
Let's sync up after lunch to discuss the project.
Öğle yemeğinden sonra projeyi konuşmak için **eşgüdüm sağlayalım**.
We need to sync up our schedules.
Takvimlerimizi **uyumlamamız** gerekiyor.
Your phone will sync up with your computer automatically.
Telefonun bilgisayarla otomatik olarak **senkronize olacak**.
Do you have time this afternoon to sync up on the new client?
Bu öğleden sonra yeni müşteriyle ilgili **eşgüdüm sağlayacak** zamanın var mı?
We haven't had a chance to sync up in weeks—let's catch up soon!
Haftalardır **eşgüdüm sağlayamadık**—yakında görüşelim!
Before we start, let's sync up to make sure we're all on the same page.
Başlamadan önce herkes aynı fikirde olsun diye **eşgüdüm sağlayalım**.