"straining" en Turkish
Definición
Bir şeyi yapmak için çok çaba harcamak, bazen rahatsızlık veya zorluk yaşamak; ya da sıvıdan katıları ayırmak için süzmek.
Notas de Uso (Turkish)
'straining' fiziksel kuvvet harcamayı ya da sıvı süzmeyi ifade edebilir. 'training' (antrenman) ile karıştırmayın.
Ejemplos
He was straining to carry the heavy box.
Ağır kutuyu taşımak için **zorlanıyor**.
She is straining the tea into a cup.
O çayı bardağa **süzüyor**.
I was straining to hear what they were saying.
Onların ne dediğini duymak için **zorlanıyordum**.
The rope is straining under all that weight.
Tüm bu ağırlığın altında ip **geriliyor**.
We were straining our eyes trying to read the sign in the dark.
Karanlıkta tabelayı okumaya çalışırken gözlerimizi **zorladık**.
She stood in the kitchen, straining pasta for dinner.
O, mutfakta akşam yemeği için makarnayı **süzüyordu**.