"state of affairs" en Turkish
Definición
Belli bir zamanda var olan genel durum veya koşulları ifade eder; işlerin şu anki hali.
Notas de Uso (Turkish)
Bu ifade resmi ya da nötrdür; haberlerde, iş hayatında veya analizlerde sıkça kullanılır. Olumlu ya da olumsuz koşullar için uygundur. Genellikle 'mevcut durum', 'talihsiz bir durum' gibi sıfatlarla birlikte kullanılır. Tek bir olayı değil, genel vaziyeti anlatır.
Ejemplos
The government is trying to improve the state of affairs in the country.
Hükümet, ülkedeki **mevcut durumu** iyileştirmeye çalışıyor.
This is a difficult state of affairs for everyone involved.
Bu, herkes için zor bir **mevcut durum**.
The current state of affairs needs careful attention.
Mevcut **durum** dikkatli bir şekilde ele alınmalı.
Honestly, the state of affairs at work is starting to worry me.
Açıkçası, işyerindeki **mevcut durum** beni endişelendirmeye başladı.
It’s a strange state of affairs when nobody knows what’s going on.
Kimsenin ne olup bittiğini bilmediği bir **mevcut durum**, gerçekten garip.
Given the state of affairs, we might have to change our plans.
**Mevcut duruma** bakılırsa, planlarımızı değiştirmemiz gerekebilir.