"splinters" en Turkish
Definición
Tahtadan, camdan veya başka bir maddeden kopmuş küçük, ince ve sivri parçalar; cilde battığında acı verebilir.
Notas de Uso (Turkish)
'Kıymık' genellikle ahşap için kullanılır ama benzer küçük, sivri cam veya metal parçası için de geçerlidir. Daima küçük ve sivri parçalar için kullanılır; büyükler için farklı kelime gerekir.
Ejemplos
I got splinters from touching the old fence.
Eski çite dokununca elime **kıymıklar** battı.
Be careful, there are splinters on the wooden bench.
Dikkat et, tahta bankta **kıymık**lar var.
He removed some splinters from his finger.
Parmağından birkaç **kıymık** çıkardı.
After hiking, my feet were full of tiny splinters.
Yürüyüşten sonra ayaklarım küçük **kıymıklarla** doluydu.
Kids always complain about getting splinters while playing outside.
Çocuklar dışarıda oynarken **kıymık**lardan şikayetçi olurlar.
The carpenter always keeps tweezers nearby for splinters.
Marangoz, **kıymık**lar için her zaman cımbız bulundurur.