"slivers" en Turkish
Definición
Bir şeyden kesilmiş, kopmuş ya da kırılmış ince ve dar parçalar. Genellikle ahşap, cam veya yiyecekler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Ahşap için 'kıymık', yiyecek için 'ince dilim' daha sık kullanılır. Cam için 'kırık' da denebilir. Resmiyeti biraz fazladır.
Ejemplos
There were slivers of glass all over the floor.
Yerde her yerde camdan **ince dilimler** vardı.
Be careful—you might get slivers from that old wood.
Dikkat et — o eski ahşaptan **kıymık** kapabilirsin.
She cut the carrots into thin slivers for the salad.
Salata için havuçları ince **dilimler** halinde kesti.
All it took was one careless step, and he got slivers in his foot.
Bir dikkatsiz adımla ayağına **kıymık** battı.
She added a few slivers of ginger to the soup for extra flavor.
Çorbanın lezzeti için biraz zencefilin **ince dilimleri**ni ekledi.
The moonlight came through the window in thin slivers across the floor.
Ay ışığı pencereden ince **dilimler** halinde yere vuruyordu.