"slip on" en Turkish
Definición
Kıyafet veya ayakkabıyı kolayca ve çabucak giymek.
Notas de Uso (Turkish)
Düğme, bağcık gerektirmeyen giysi ve ayakkabılar için uygundur. Takı veya bağlantı gerektiren şeyler için kullanılmaz. Emir cümlelerinde yaygındır: 'Just slip on your shoes.'
Ejemplos
I slip on my jacket before going outside.
Dışarı çıkmadan önce ceketimi **hızlıca giyiyorum**.
Please slip on your shoes before coming in.
İçeri gelmeden önce lütfen ayakkabılarını **geçiver**.
He slipped on a hat to go outside.
Dışarı çıkmak için şapkayı **hızlıca giydi**.
I'll just slip on something comfortable before dinner.
Akşam yemeğinden önce rahat bir şey **hızlıca giyeceğim**.
You can slip on those sandals if you don't want to wear socks.
Çorap giymek istemiyorsan o sandaletleri **geçiriver**.
She slipped on her coat and rushed out the door when the phone rang.
Telefon çalınca pardösüsünü **hızlıca giyip** kapıdan çıktı.