"shunned" en Turkish
Definición
Bir kişiden, yerden ya da şeyden kasıtlı olarak uzak durmak veya uzaklaştırılmak; genellikle hoşnutsuzluk ya da korku nedeniyle.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle pasif yapıda kullanılır: 'He was shunned by...'. Sosyal dışlanma veya ahlaki/kültürel nedenlerle ciddi uzaklaştırmayı ifade eder; 'ignored'dan daha kuvvetli bir anlam taşır.
Ejemplos
He was shunned by his classmates for cheating.
Kopya çektiği için sınıf arkadaşları tarafından **dışlandı**.
The new idea was shunned by the team.
Yeni fikir ekip tarafından **uzak durulan** oldu.
She felt sad because she was shunned at the party.
Partide **dışlandığı** için üzgündü.
After the rumor spread, he found himself shunned by former friends.
Söylenti yayılınca eski arkadaşları tarafından **dışlandığını** fark etti.
Certain groups are still shunned in some societies for their beliefs.
Bazı topluluklarda belirli gruplar inançları yüzünden hâlâ **dışlanmakta**.
He slowly realized he was being shunned, not just ignored.
Yavaş yavaş anladı ki sadece görmezden gelinmiyordu, **dışlanıyordu**.