"see into" en Turkish
Definición
Bir konuyu dikkatlice araştırmak veya derinlemesine incelemek.
Notas de Uso (Turkish)
Biraz resmidir; genellikle 'sorunu incelemek' veya 'şikayeti incelemek' gibi durumlarda geçer. Fiziksel olarak içini görmek anlamında değildir.
Ejemplos
The manager will see into the complaint.
Yönetici şikayeti **inceleyecek**.
We need to see into the cause of the problem.
Sorunun nedenini **incelememiz** gerekiyor.
The police will see into the missing files.
Polis kayıp dosyaları **inceleyecek**.
I'll see into why the delivery was delayed and let you know.
Teslimatın neden geciktiğini **inceleyeceğim** ve size bildireceğim.
Can you see into this issue before the meeting?
Toplantıdan önce bu konuyu **inceleyebilir** misin?
They promised to see into the matter as soon as possible.
Onlar konuyu en kısa sürede **inceleyeceklerine** söz verdiler.