"roomier" en Turkish
Definición
Bir şeyin içinin diğerinden daha geniş ve ferah olduğunu anlatır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle içine girebildiğiniz şeyler için kullanılır; araba, oda, çanta, ayakkabı gibi. Soyut konularda kullanılmaz.
Ejemplos
This new bag is roomier than my old one.
Bu yeni çanta, eskisinden çok daha **daha geniş**.
Our classroom became roomier after we moved the desk.
Masayı yer değiştirdikten sonra sınıfımız **daha geniş** oldu.
The back seat is roomier in this car.
Bu arabada arka koltuklar **daha geniş**.
These shoes feel much roomier after I took out the insole.
İç tabanlığı çıkardıktan sonra bu ayakkabılar çok daha **daha geniş**.
We picked the apartment because the living room is a lot roomier than the others we saw.
Bu daireyi seçtik çünkü salonu diğerlerine göre çok **daha geniş**.
If you need a roomier suitcase for your trip, you can borrow mine.
Seyahatin için **daha geniş** bir valiz gerekiyorsa benimkini ödünç alabilirsin.