"riveted" en Turkish
Definición
Bir şeye o kadar ilgiyle odaklanmak ki gözünüzü ayıramazsınız. Aynı zamanda perçinlerle birleştirilmiş anlamına da gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'to' veya 'by' ile beraber kullanılır: 'riveted to the screen'. Odaklanma düzeyi çok yüksektir, sıradan bir ilgiden fazlasını anlatır.
Ejemplos
The audience was riveted by her performance.
Seyirciler onun performansından **büyülenmişti**.
He stood riveted to the spot, unable to move.
Olduğu yerde **büyülenmiş** gibi durmuş, hareket edememişti.
The two metal plates were riveted together.
İki metal levha **perçinlenmiş**ti.
Everyone was so riveted by the movie that no one touched their popcorn.
Herkes filme o kadar **büyülenmişti** ki kimse patlamış mısırına dokunmadı.
I was riveted to the news all evening during the storm.
Fırtına sırasında akşam boyunca haberlere **büyülenmiş** şekilde baktım.
Her eyes were riveted on the door, waiting for him to walk in.
Gözleri kapıda **büyülenmiş** şekilde, onun gelmesini bekliyordu.