"rise to the bait" en Turkish
Definición
Birinin kışkırtmasına ya da tuzağına tepki verip sinirlenmek ya da istenilen şekilde hareket etmek.
Notas de Uso (Turkish)
Günlük ve samimi ortamlarda, özellikle tartışma veya takılma durumunda kullanılır. Sadece bir teklifi kabul etmek anlamına gelmez; karşı tarafın kışkırtmasına kapıldığınızda kullanılır.
Ejemplos
He got angry and rose to the bait when she teased him.
Kız onu kızdırınca o sinirlendi ve **kışkırtmaya kapıldı**.
Try not to rise to the bait if someone tries to upset you.
Biri seni üzmeye çalışırsa **kışkırtmaya kapılmamaya çalış**.
She didn't rise to the bait when they tried to make her angry.
Onlar onu sinirlendirmeye çalışınca o **kışkırtmaya kapılmadı**.
Don't rise to the bait—they just want to get a reaction out of you.
**Kışkırtmaya kapılma**—sadece tepki vermeni istiyorlar.
He always rises to the bait when his brother makes fun of him.
Erkek kardeşi onunla dalga geçtiğinde her zaman **kışkırtmaya kapılır**.
It’s hard not to rise to the bait when people push your buttons.
İnsanlar bilerek seni kızdırmaya çalıştığında **kışkırtmaya kapılmamak** zordur.