¡Escribe cualquier palabra!

"ridden" en Turkish

binilmişsürülmüş

Definición

'ridden' fiili 'ride'ın geçmiş zaman ortacı olup, birinin ya da bir şeyin at, bisiklet veya araç gibi bir şeye binmiş olduğunu anlatır. Ayrıca 'disease-ridden' gibi kelimelerde 'dolup taşan' ya da 'etkisi altında olan' anlamı taşır.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle geçmiş zaman ortacı olarak kullanılır ('have ridden'). Bileşik sıfatlarda ('disease-ridden') 'dolup taşan' ya da 'etkisi altında' anlamı verir. Tek başına şimdiki ya da basit geçmiş zaman için kullanılmaz; 'ride' veya 'rode' kullanılır.

Ejemplos

He has ridden a horse before.

Daha önce ata **binmişti**.

She has never ridden a bicycle.

Hiç bisiklete **binmemiş**.

Many roads in the area are ridden by cyclists every day.

Bölgedeki birçok yol günlük olarak bisikletçiler tarafından **kullanılıyor**.

I've never ridden in a hot air balloon, but I would love to try it one day.

Hiç sıcak hava balonuna **binmedim**, ama bir gün denemek isterim.

That house is absolutely riddled with problems—it's practically crime-ridden.

O ev baştan aşağı sorun dolu—neredeyse suçla **kuşatılmış**.

After the storm, the neighborhood looked debris-ridden and abandoned.

Fırtınadan sonra mahalle **enkazla dolu** ve terkedilmiş gibi görünüyordu.