"repudiating" en Turkish
Definición
Bir düşünceyi, iddiayı veya ilişkiyi kesin bir şekilde reddetmek ya da kabul etmemek.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok 'repudiating claims/allegations/authority' gibi soyut ve resmi ifadelerle kullanılır; günlük konuşmada nadiren görülür.
Ejemplos
She is repudiating the claims against her.
O, kendisine yöneltilen iddiaları **reddediyor**.
The country is repudiating old traditions.
Ülke eski gelenekleri **reddediyor**.
He keeps repudiating his connection to the scandal.
O, skandalla bağlantısını sürekli **reddediyor**.
By repudiating their agreement, the company avoided responsibility.
Anlaşmalarını **reddederek**, şirket sorumluluktan kaçındı.
Many people are repudiating old stereotypes these days.
Günümüzde birçok kişi eski klişeleri **reddediyor**.
He made a public statement repudiating any involvement.
Herhangi bir dahlinin olmadığını **reddeden** bir kamuoyu açıklaması yaptı.