"renouncing" en Turkish
Definición
Bir inancı, hakkı veya iddiayı artık sürdürmeyeceğinizi veya desteklemeyeceğinizi resmî veya açık şekilde bildirmek.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'vatandaşlıktan vazgeçmek', 'bir haktan feragat etmek' gibi resmi, hukuki ifadelerle kullanılır; günlük şeyler için kullanılmaz.
Ejemplos
She is renouncing her citizenship to move abroad.
Yurtdışına taşınmak için vatandaşlığını **vazgeçiyor**.
He is renouncing his claim to the property.
O, mülkle ilgili iddiasından **vazgeçiyor**.
They are renouncing violence as a way to solve problems.
Sorunları çözmek için şiddetten **vazgeçiyorlar**.
After much thought, he's finally renouncing his old beliefs.
Uzun düşüncelerden sonra, sonunda eski inançlarından **vazgeçiyor**.
By renouncing their privileges, the leaders hoped to gain trust from the people.
Liderler, ayrıcalıklarından **vazgeçerek** halkın güvenini kazanmak istediler.
There’s nothing wrong with renouncing something that no longer serves you.
Artık size hizmet etmeyen bir şeyi **vazgeçmekte** bir sakınca yoktur.