"put your heart into" en Turkish
Definición
Bir işi tutkuyla, enerjiyle ve tüm içtenliğinle yapmak, en iyi şekilde çabalamak.
Notas de Uso (Turkish)
Çoğunlukla birinin emeğini övmek veya tavsiye vermek için kullanılır. Küçük, önemsiz işler için değil; iş, hobi veya ilişkilerde daha çok geçerlidir.
Ejemplos
If you put your heart into your studies, you will do well.
Eğer derslerine **kalbini koyarsan**, başarılı olursun.
She always puts her heart into her work.
O her zaman işine **kalbini koyar**.
You can succeed if you put your heart into it.
Eğer **kalbini koyarsan**, başarılı olabilirsin.
I really put my heart into making this gift for you.
Bu hediyeyi senin için gerçekten **tüm kalbimle yaptım**.
You can tell they put their heart into every song they write.
Yazdıkları her şarkıya **kalbini koyduklarını** anlayabiliyorsun.
My coach says to put your heart into every practice, not just the games.
Koçum, sadece maçlarda değil; her antrenmanda **tüm kalbini koymamı** söylüyor.