"put in their place" en Turkish
Definición
Birine o kadar önemli olmadığını ya da haddini aşmaması gerektiğini göstermek, genellikle onu uyararak veya düzelterek gerçekleri hatırlatmak.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle samimi veya günlük konuşmalarda, kibirli ya da haddini aşan kişilere karşı kullanılır. Bazen sert veya meydan okuyan bir ton taşıyabilir.
Ejemplos
The teacher had to put him in his place when he started shouting in class.
Öğretmen, sınıfta bağırmaya başlayınca onu **yerini göstermek** zorunda kaldı.
Sometimes a friend needs to be put in their place if they are being rude.
Bazen bir arkadaşın kaba davrandığında ona **yerini göstermek** gerekir.
His sister quickly put him in his place when he made a mean comment.
Kız kardeşi, o kaba bir yorum yaptığında onu hemen **haddini bildirdi**.
He thought he could boss everyone around, but Sarah put him in his place.
Herkese emir verebileceğini sandı ama Sarah ona **yerini gösterdi**.
Don't worry, if he gets too cocky, I'll put him in his place.
Merak etme, o fazla kibirlenirse, ben ona **yerini gösteririm**.
She really put me in my place when I made that stupid mistake!
O aptalca hatayı yaptığımda, o bana gerçekten **yerimi gösterdi**!