"put down" en Turkish
Definición
Bir nesneyi yere veya bir yere koymak; bir şeyi yazmak; birini küçümsemek veya aşağılamak; ya da bir hayvanın yaşamına acı çektirmeden son vermek.
Notas de Uso (Turkish)
Anlamsal olarak tamamen bağlama göre değişir. 'put down the book' fiziksel olarak koymak; 'put down your name' listeye yazmak; 'put someone down' küçümsemek (günlük dil); 'put the dog down' hayvanı uyutmak (duyarlı konu).
Ejemplos
Please put down your bag by the door.
Lütfen çantanızı kapının yanına **koyun**.
You should put down your name on the list.
Adını listeye **yazmalısın**.
Don't put down your brother like that.
Kardeşini bu şekilde **küçümseme**.
He had to put down his dog last year. It was very sad.
Geçen yıl köpeğini **uyutmak** zorunda kaldı. Bu çok üzücüydü.
She always tries to put down my ideas in meetings.
Toplantılarda fikirlerimi sürekli **küçümsemeye** çalışıyor.
Can you put down what he just said so we don't forget it?
Unutmayalım diye az önce söylediklerini **yazabilir** misin?