"pursues" en Turkish
Definición
Bir şeyi ya da birini yakalamak, elde etmek veya ulaşmak için arkasından gitmek ya da çabalamak. Hem somut hem soyut hedefler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde daha çok kullanılır. 'pursues a career' → 'kariyerinin peşinden gitmek', 'pursues his dreams' → 'hayallerinin peşinden gitmek'. 'follow'dan daha yoğun bir çaba ve amaç içerir.
Ejemplos
She pursues her dream of becoming a doctor.
O, doktor olma hayalini **kovalıyor**.
The cat pursues the mouse across the garden.
Kedi, bahçede fareyi **kovalıyor**.
He pursues knowledge by reading many books.
O, çok kitap okuyarak bilgiyi **kovalıyor**.
She pursues every opportunity that comes her way.
O, karşısına çıkan her fırsatın **peşinden gider**.
He pursues art as a serious passion, not just a hobby.
O, sanatı sadece bir hobi olarak değil, ciddi bir tutku olarak **takip ediyor**.
When someone pursues you in business, it means they're really interested in working with you.
Biri işte seni **kovalarsa**, seninle çalışmak için gerçekten istekli demektir.