"punctures" en Turkish
Definición
Keskin bir nesneyle oluşan küçük delik veya yaralara denir. Genellikle lastik veya deride kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok tıbbi ('iğne delikleri') veya mekanik ('lastik delikleri') kontekstte kullanılır. Sıradan delikler için uygun değildir, mutlaka keskin bir şeyle oluşmuş olmalı.
Ejemplos
The doctor found two punctures on her arm.
Doktor kolunda iki **delik** buldu.
There were several punctures in the bicycle tire.
Bisiklet lastiğinde birkaç **delik** vardı.
Be careful—sharp objects can leave punctures in your skin.
Dikkatli ol—keskin nesneler cildinde **delik** açabilir.
After walking through the field, my shoes had tiny punctures from thorns.
Tarladan geçtikten sonra ayakkabımda dikenlerden küçük **delikler** oluşmuştu.
The nurse checked the IV line for any punctures before starting.
Hemşire başlamadan önce serum hattında herhangi bir **delik** olup olmadığını kontrol etti.
Multiple punctures made it impossible to repair the old football.
Birden fazla **delik** eski futbol topunu tamir edilemez hale getirdi.