"provocatively" en Turkish
Definición
Birinin dikkatini çekmek veya güçlü bir tepki uyandırmak amacıyla yapılan davranış, konuşma veya hareket şekli.
Notas de Uso (Turkish)
'Kışkırtıcı bir şekilde' daha çok konuşmalar, davranışlar ve özellikle moda için kullanılır; olumlu veya olumsuz anlam taşıyabilir.
Ejemplos
She dressed provocatively for the party.
Parti için **kışkırtıcı bir şekilde** giyindi.
He spoke provocatively to make people think.
İnsanları düşündürmek için **kışkırtıcı bir şekilde** konuştu.
She looked at me provocatively.
Bana **kışkırtıcı bir şekilde** baktı.
Tim always acts provocatively to get a reaction from his friends.
Tim her zaman arkadaşlarından tepki almak için **kışkırtıcı bir şekilde** davranır.
The ad was banned for being too provocatively designed.
Reklam çok **kışkırtıcı bir şekilde** tasarlandığı için yasaklandı.
She laughed provocatively at his suggestion, making everyone pause.
O onun teklifine **kışkırtıcı bir şekilde** güldü, herkes duraksadı.