¡Escribe cualquier palabra!

"prosecuting" en Turkish

kovuşturmak

Definición

Birinin suçlu olduğunu kanıtlamak için mahkemede suçlama yapmak veya dava açmak.

Notas de Uso (Turkish)

Çoğunlukla yasal ve resmi ortamlarda kullanılır. 'Prosecuting attorney' (savcı) ifadesiyle karşılaşılır. 'Persecuting' (zulmetmek) ile karıştırılmamalı. Genellikle ceza davalarında geçerlidir.

Ejemplos

The lawyer is prosecuting the case against the thief.

Avukat, hırsıza karşı davayı **kovuşturuyor**.

The state is prosecuting her for fraud.

Devlet onu dolandırıcılıktan dolayı **kovuşturuyor**.

He is prosecuting people who break the law.

O, yasayı çiğneyen insanları **kovuşturuyor**.

The district attorney has been prosecuting high-profile cases all year long.

Bölge savcısı tüm yıl boyunca dikkat çeken davaları **kovuşturdu**.

After reviewing the evidence, they decided against prosecuting the suspect.

Delilleri inceledikten sonra, şüpheliyi **kovuşturmamaya** karar verdiler.

Sometimes, prosecuting minor offenses isn’t worth the effort.

Bazen küçük suçları **kovuşturmak** çabaya değmez.