"prominence" en Turkish
Definición
Bir kişinin veya şeyin önemli, tanınan veya kolayca fark edilen durumda olmasıdır. Fiziksel olarak öne çıkan şeyler için de kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik dilde kullanılır. 'rise to prominence', 'achieve prominence', 'give prominence to' gibi ifadelerde sıklıkla görülür. Fiziksel olarak öne çıkanlar için de uygundur.
Ejemplos
His work gained prominence after the award.
Ödülü aldıktan sonra çalışması **önem** kazandı.
The mountain’s prominence makes it easy to see from far away.
Dağın **öne çıkma**sı uzaktan kolayca görünmesini sağlar.
She came to prominence in the music industry last year.
Geçen yıl müzik sektöründe **öne çıkma** şansını yakaladı.
Social media has given some people unexpected prominence.
Sosyal medya bazı insanlara beklenmedik bir **şöhret** kazandırdı.
He suddenly rose to prominence after his invention went viral.
Buluşu viral olunca aniden **önem** kazandı.
Designers give prominence to comfort and style in modern furniture.
Tasarımcılar modern mobilyada rahatlık ve stile **önem** verirler.