"pounce on" en Turkish
Definición
Birine ya da bir şeye aniden atılmak; ayrıca bir fırsatı ya da başkasının hatasını hemen değerlendirmek.
Notas de Uso (Turkish)
'atılmak' hem hayvanlar için saldırmak anlamında hem de biri fırsatı ya da hatayı hızlıca değerlendirdiğinde kullanılır. 'pounce on a chance', 'pounce on an error' gibi durumlarda sık kullanılır.
Ejemplos
The cat likes to pounce on toy mice.
Kedi oyuncak farelere **atılmayı** sever.
Kids always pounce on the new snacks when I bring them home.
Yeni atıştırmalıkları eve getirdiğimde çocuklar hemen **atılıyor**.
Reporters quickly pounced on the politician's mistake.
Gazeteciler hemen politikacının hatasına **atıldı**.
If you see a great deal online, you have to pounce on it before it's gone.
İnternette harika bir fırsat görünce bitmeden hemen **atılmak** gerekir.
People love to pounce on grammar mistakes in comments.
İnsanlar, yorumlardaki dilbilgisi hatalarına **atılmayı** sever.
She was ready to pounce on any chance to show her skills.
Yeteneklerini göstereceği her fırsata **atılmaya** hazırdı.