"posers" en Turkish
Definición
Gerçekten olmadığı halde havalı veya bir gruba ait görünmek için rol yapan, yapmacık davranan kimseler. Çoğunlukla samimiyetsiz hareket edenler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
‘Pozcu’ veya ‘yapmacık tipler’ özellikle gençlik, müzik veya moda ortamlarında küçümseyici olarak kullanılır. Ciddiyetle ya da yabancılara hitaben kullanılmaz.
Ejemplos
Those kids are just posers who pretend to like rock music.
O çocuklar sadece rock müziği seviyor gibi yapan **pozcu**.
You can always spot posers at the skate park.
Kaykay parkında her zaman **pozcu**ları hemen anlarsın.
Many posers wear expensive clothes to impress others.
Birçok **pozcu** başkalarını etkilemek için pahalı kıyafetler giyer.
Sarah rolls her eyes when she sees posers at concerts trying too hard.
Sarah, konserlerde fazla kasan **pozcu**ları görünce gözlerini deviriyor.
Don’t pay attention to the posers—just be yourself.
**Pozcu**lara aldırma—sadece kendin ol.
Back in high school, we used to laugh at the posers trying to act like skaters.
Lisede biz, kaykaycı gibi davranan **pozcu**lara gülerdik.