"pleasuring" en Turkish
Definición
Birine ya da kendine zevk verme, özellikle cinsel zevk sağlama eylemi.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok cinsel ya da özel anlamda kullanılır; örneğin 'kendini tatmin etmek'. Resmî veya genel sohbetlerde kullanılmaz.
Ejemplos
He spent time pleasuring himself after everyone left.
Herkes gittikten sonra, kendine **zevk verme**ye zaman ayırdı.
Many people feel embarrassed talking about pleasuring.
Birçok insan **zevk verme** hakkında konuşmaktan utanır.
She was focused on pleasuring her partner.
Partnerine **zevk vermeye** odaklanmıştı.
Discussing pleasuring openly can help people feel less ashamed.
**Zevk verme**yi açıkça konuşmak, insanların kendini daha az utanmış hissetmesine yardımcı olabilir.
There are many myths about pleasuring yourself that aren’t true.
**Kendini tatmin etme** hakkında doğru olmayan birçok efsane var.
She avoided pleasuring him because she wasn’t comfortable yet.
Henüz rahat hissetmediği için ona **zevk vermekten** kaçındı.