¡Escribe cualquier palabra!

"perpetrated" en Turkish

işlemek (suç için)gerçekleştirmek (olumsuz eylem için)

Definición

Kötü, yasa dışı veya ahlaka aykırı bir şeyi, özellikle bir suçu yapmak.

Notas de Uso (Turkish)

Resmi bir kelimedir; hukuki veya haber dilinde geçer. En fazla 'suç', 'dolandırıcılık', 'şiddet' ile birlikte kullanılır. Küçük hatalar veya olumlu eylemler için kullanılmaz.

Ejemplos

The crime was perpetrated by a group of thieves.

Suç, bir grup hırsız tarafından **işlendi**.

He perpetrated a serious fraud against the company.

Şirkete karşı ciddi bir dolandırıcılık **işledi**.

Many acts of violence were perpetrated during the conflict.

Çatışma sırasında birçok şiddet eylemi **gerçekleştirildi**.

It's still not clear who actually perpetrated the attack.

Saldırıyı gerçekten kimin **gerçekleştirdiği** hâlâ belli değil.

Authorities believe the fraud was perpetrated over several years.

Yetkililer, dolandırıcılığın yıllar boyunca **gerçekleştirildiğine** inanıyor.

They denied that any crimes had been perpetrated by their members.

Üyelerinin herhangi bir suç **işlediğini** reddettiler.