"permissible" en Turkish
Definición
Kurallar, yasalar veya standartlar tarafından yapılmasına izin verilen durumdur.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve yasal bağlamlarda kullanılır. 'permissible limit' gibi kalıplarda sıkça geçer. Günlük dilde 'allowed' kullanın.
Ejemplos
It is permissible to bring your own food to the event.
Etkinliğe kendi yemeğini getirmek **izin verilen** bir şeydir.
Smoking is not permissible inside the building.
Binanın içinde sigara içmek **müsaade edilen** bir davranış değildir.
There is a permissible limit for noise at night.
Gece için bir **izin verilen** gürültü seviyesi var.
It’s permissible under school rules, but not everyone agrees with it.
Okul kurallarına göre bu **izin veriliyor**, fakat herkes aynı fikirde değil.
The judge will decide if that evidence is permissible in court.
Hakim, bu kanıtın mahkemede **izin verilip verilmediğine** karar verecek.
Is it really permissible to park here, or will I get a ticket?
Buraya park etmek gerçekten **izin verilen** bir şey mi, yoksa ceza yer miyim?