"partiality" en Turkish
Definición
Bir kişiye veya gruba, genellikle adil olmayacak şekilde özel bir ilgi veya ayrıcalık gösterme durumu.
Notas de Uso (Turkish)
Bu kelime çoğunlukla adalet ve kararlarla ilgili resmi ortamlarda geçer. 'show partiality', 'accused of partiality', 'without partiality' gibi ifadelerle beraber kullanılır. 'impartiality' (tarafsızlık) sözcüğünün karşıtıdır.
Ejemplos
The judge must not show partiality during the trial.
Hakim yargılama sırasında **tarafgirlik** göstermemelidir.
Teachers should avoid partiality with their students.
Öğretmenler öğrencilerine karşı **kayırma**dan kaçınmalıdır.
Her partiality towards her son was clear to everyone.
Oğluna olan **kayırma**sı herkes için açıktı.
It's hard to trust a review when there’s obvious partiality involved.
Açıkça **tarafgirlik** olan bir incelemeye güvenmek zordur.
She denied any partiality when picking her team, but people still complained.
Takımını seçerken herhangi bir **tarafgirlik** olmadığını inkar etti, ancak insanlar yine de şikayet etti.
In family arguments, partiality can make things much worse.
Aile içi tartışmalarda **kayırma** işleri daha da kötüleştirebilir.