"opposed" en Turkish
Definición
Bir şeye düşünce, destek veya eylem olarak karşı olma anlamına gelir. Ayrıca tamamen zıt ya da karşıt olma durumunu da ifade edebilir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'to' ile kullanılır: 'opposed to an idea'. Günlük konuşmada 'against' daha yaygındır; 'opposed' daha resmîdir ve yazıda sıkça rastlanır. Ayrıca zıtlık ve karşı taraflar için de kullanılır.
Ejemplos
My parents are opposed to the idea of moving again.
Ailem tekrar taşınma fikrine **karşı**.
The two houses stand on opposed sides of the street.
İki ev caddenin **zıt** taraflarında duruyor.
She remained opposed to the new school rules.
O, yeni okul kurallarına **karşı** kalmaya devam etti.
I'm not totally opposed to it, but I need more time to think.
Tamamen **karşı** değilim ama biraz daha düşünmeye ihtiyacım var.
They came into the meeting with completely opposed views.
Toplantıya tamamen **zıt** görüşlerle geldiler.
He sounded opposed at first, but eventually he agreed.
İlk başta **karşı** gibi görünüyordu, ama sonunda kabul etti.