"on a pedestal" en Turkish
Definición
Birini mükemmel ve kusursuz zannedip gereğinden fazla hayranlık veya değer vermek.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'put/place someone on a pedestal' ile kullanılır; birini abartılı derecede yüceltmenin olumsuz sonuçları olabileceğine dikkat çeker.
Ejemplos
She puts her boyfriend on a pedestal and thinks he can do no wrong.
O, erkek arkadaşını **yüceltiyor** ve asla hata yapmayacağını düşünüyor.
Don’t put your heroes on a pedestal. They are human, too.
Kahramanlarını **putlaştırma**. Onlar da insan.
Many fans place celebrities on a pedestal.
Birçok hayran ünlüleri **putlaştırıyor**.
After getting to know her idol, she realized it was wrong to put people on a pedestal.
Idolünü tanıyınca, insanları **yüceltmenin** yanlış olduğunu fark etti.
When you put someone on a pedestal, it's easy to be disappointed if they mess up.
Birini **putlaştırdığında**, hata yaparsa hayal kırıklığı yaşamak kolaydır.
I wish my parents didn’t always see me on a pedestal—I’m just doing my best.
Keşke ailem beni her zaman **yüceltiyor** olmasa—ben sadece elimden geleni yapıyorum.