"offal" en Turkish
Definición
Hayvanın kesiminden sonra çıkarılan karaciğer, böbrek, kalp gibi iç organlardır; ciğer, yürek gibi sakatatlar bu gruba girer.
Notas de Uso (Turkish)
'Sakatat' genellikle kasaplık, mutfak ya da hayvancılıkla ilgili resmi bir terimdir; günlük konuşmada 'ciğer', 'yürek' gibi doğrudan organ isimleri daha sık kullanılır. 'Awful' ile karıştırmayın.
Ejemplos
The butcher sells fresh offal every morning.
Kasap her sabah taze **sakatat** satar.
Some soups are made with offal.
Bazı çorbalar **sakatat** ile yapılır.
He doesn’t like eating offal.
O, **sakatat** yemekten hoşlanmaz.
Some people consider offal a delicacy, while others avoid it completely.
Bazı insanlar **sakatat**ı bir lezzet olarak görürken, diğerleri tamamen uzak durur.
If you’re feeling adventurous, try the restaurant’s grilled offal platter.
Macera arıyorsanız, restoranın ızgara **sakatat** tabağını deneyin.
At the market, you’ll find many stalls selling different kinds of offal.
Pazarda farklı türde **sakatat** satan birçok tezgâh bulacaksınız.