"monopolizing" en Turkish
Definición
Başka insanların adilce katılamayacağı veya pay alamayacağı şekilde bir şeyi tamamen kontrol altına almak. Genellikle konuşmalar, kaynaklar veya pazarlar için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genelde olumsuz anlamda kullanılır; 'monopolizing the conversation' başkalarının konuşmasına fırsat vermemek anlamındadır. Hem iş dünyasında hem günlük hayatta geçerlidir.
Ejemplos
He is monopolizing the conversation again.
Yine konuşmayı **tekelci oluyor**.
Stop monopolizing the remote control!
Kumandayı **tekelci olarak kullanmayı** bırak!
The company is monopolizing the local market.
Şirket, yerel pazarı **monopol yapıyor**.
Sorry for monopolizing your time — I'll let you get back to work.
Vaktini **tekelleştirdiğim** için özür dilerim — tekrar işine dönebilirsin.
She keeps monopolizing every meeting with her stories.
Her toplantıyı hikayeleriyle **tekelci oluyor**.
If you keep monopolizing the game, no one else will want to play.
Oyunu **tekelci şekilde oynarsan**, kimse oynamak istemez.