"misery" en Turkish
Definición
Büyük mutsuzluk, acı ya da zor ve kötü bir durumda olma hali. Hem duygusal hem de fiziksel olarak kullanılan bir kelimedir.
Notas de Uso (Turkish)
Halk dilinde ve edebiyatta yaygındır, 'üzüntü'den daha yoğundur. 'Misery içinde yaşamak', 'birine acı vermek', 'birini acısından kurtarmak' gibi kalıplarda geçer. Duygusal veya zor yaşam koşulları için kullanılır.
Ejemplos
After the accident, he was in misery for weeks.
Kaza sonrası haftalarca **sefalet** içindeydi.
The cold rain added to their misery.
Soğuk yağmur onların **sefaletini** artırdı.
Many people lived in misery during the war.
Savaş sırasında birçok kişi **sefalet** içinde yaşadı.
I had a fever all weekend and felt pure misery.
Tüm hafta sonu ateşim vardı ve tam anlamıyla **acı** hissettim.
Stop spreading your misery to everyone else.
Lütfen **acı**nı başkalarına yayma.
Can someone just tell me the result and put me out of my misery?
Biri sonucu söylesin de beni bu **acı**dan kurtarsın!