"mendacious" en Turkish
Definición
Bir kişi ya da şey bilerek ve kasıtlı olarak yalan söylüyorsa veya gerçeği çarpıtıyorsa kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi veya edebi bir ifadedir; günlük konuşmada nadir kullanılır. Bilerek yanıltıcı beyanlar veya kişiler için yaygındır.
Ejemplos
The witness gave a mendacious statement in court.
Tanık mahkemede **yalancı** bir ifade verdi.
He was known for his mendacious stories.
O, **yalancı** hikayeleriyle tanınıyordu.
This article contains several mendacious claims.
Bu makalede birkaç **asılsız** iddia var.
Politicians sometimes make mendacious promises to win votes.
Siyasetçiler bazen oy kazanmak için **asılsız** vaatlerde bulunurlar.
Her mendacious response made it hard for anyone to trust her again.
Onun **yalancı** cevabı, kimsenin ona tekrar güvenmesini imkansız kıldı.
You can't believe every mendacious rumor you hear online.
İnternette duyduğunuz her **asılsız** söylentiye inanmamalısınız.