"livid" en Turkish
Definición
'Livid' çok öfkeli anlamında veya ciltte morumsu, soluk bir renk için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'She was livid' çok büyük bir öfkeyi anlatır. Tıp ve edebiyatta ise ciltte morumsu leke anlamına gelir. 'Lively' ile karıştırmayın.
Ejemplos
She was livid when she saw the broken window.
Kırık pencereyi görünce **küplere bindi**.
My dad gets livid when I lie to him.
Babam ona yalan söylediğimde **küplere biner**.
He had a livid bruise on his arm after the accident.
Kazadan sonra kolunda **morumsu soluk** bir morluk vardı.
She stormed out of the room, absolutely livid.
Odanın dışına çıktı, tamamen **küplere binmiş** haldeydi.
By the end of the conversation, I was so livid I could barely speak.
Konuşmanın sonunda o kadar **küplere binmiştim** ki neredeyse konuşamıyordum.
When I spilled coffee on her laptop, she went totally livid.
Dizüstü bilgisayarına kahve döktüğümde tamamen **küplere bindi**.