"live it up" en Turkish
Definición
Çoğunlukla eğlenerek, para harcayarak veya kutlama yaparak hayatın tadını çıkarmak.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok günlük konuşmada kullanılır. Kutlama, tatil, parti veya büyük eğlencelerde tercih edilir; sıradan keyifler için kullanılmaz.
Ejemplos
We're going to live it up in Paris this summer.
Bu yaz Paris'te **güzelce eğleneceğiz**.
After finishing their exams, the students wanted to live it up.
Sınavlarını bitirdikten sonra öğrenciler **güzelce eğlenmek** istediler.
Let's live it up tonight and celebrate your birthday!
Bu gece doğum gününü kutlayıp **hayatı dolu dolu yaşayalım**!
They really know how to live it up when they travel.
Onlar seyahat ederken gerçekten **güzelce eğlenmeyi** biliyorlar.
With that bonus, I think we should just live it up this weekend.
O bonustan sonra bence bu hafta sonu sadece **güzelce eğlenelim**.
You only turn 21 once—go out and live it up!
21 yaşına bir kez giriyorsun—dışarı çık ve **hayatı dolu dolu yaşa**!