"leave one to your fate" en Turkish
Definición
Birini tek başına bırakıp, başına ne gelirse gelsin müdahale etmemek; genellikle ciddi ya da dramatik olaylar için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve dramatik konuşmalarda veya yazılarda kullanılır. Günlük, sıradan durumlarda kullanılmaz. Biriyle ilgilenmemek ya da kasıtlı bırakma anlamı taşır.
Ejemplos
They decided to leave him to his fate when the boat sank.
Tekne batınca onu **kaderine terk ettiler**.
I will never leave you to your fate, no matter what happens.
Ne olursa olsun seni asla **kaderine terk etmeyeceğim**.
He was afraid his friends would leave him to his fate.
Arkadaşlarının onu **kaderine terk edeceğinden** korkuyordu.
You’re just going to leave me to my fate? That’s cold.
Beni gerçekten **kaderime terk mi edeceksin**? Bu çok soğukça.
When things got tough, he felt like everyone had left him to his fate.
İşler zorlaşınca, herkesin onu **kaderine terk ettiğini** hissetti.
It was like the villagers just left her to her fate after the disaster.
Felaket sonrası köylüler adeta onu **kaderine terk etmişti**.