¡Escribe cualquier palabra!

"leave at the altar" en Turkish

nikâh masasında terk etmek

Definición

Evleneceğin kişiyi düğün töreninde ya da hemen öncesinde, özellikle de nikâh masasında bırakıp gitmek.

Notas de Uso (Turkish)

Çok dramatik ve deyimsel bir ifadedir; hem gerçek düğünlerde hem de birini önemli bir anda son anda yüz üstü bırakmak anlamında mecazi olarak kullanılabilir. Yalnızca düğün bağlamında kullanılmalıdır.

Ejemplos

She was left at the altar by her fiancé.

Nişanlısı onu **nikâh masasında terk etti**.

No one wants to be left at the altar on their wedding day.

Hiç kimse düğün gününde **nikâh masasında terk edilmek** istemez.

He decided not to leave her at the altar despite his doubts.

Şüphelerine rağmen onu **nikâh masasında terk etmemeye** karar verdi.

Can you believe he actually left her at the altar? That's so cold.

Gerçekten onu **nikâh masasında terk ettiğine** inanabiliyor musun? Çok acımasız.

I was so nervous she might leave me at the altar, but everything went well.

Beni **nikâh masasında terk eder** diye çok gergindim ama her şey yolunda gitti.

It takes a lot of courage to call off a wedding but at least don't leave someone at the altar.

Bir düğünü iptal etmek cesaret ister ama en azından birini **nikâh masasında bırakmamalısın**.